Kabızlık
14/1/2008 · Kategori: saglik
kabızlık
Tuvalete hiç çıkmama veya çok seyrek çıkmaya kabızlık,
peklik ya da inkıbaz denir. Tıp dilinde ise konstipasyon adı verilir.
Yeterince sulu şeyler yememe, sinir bozukluğu, bağırsak tıkanıklığı,
sindirim sistemi bozuklukları, hormon dengesizliği, basur, fıtık
boğulması, kabızlığı doğuran nedenler arasındadır. Ayrıca günlerinin
büyük bir kısmını oturarak geçirmek zorunda olanlarla, hamilelerde ve
yaşlılarda görülür. Öncelikle kabızlığa neden olan hastalığı tespit
etmek gerekir. Esas nedeni tespit etmeden alınacak müsil ilaçları kötü
sonuçlar doğurabilir. Kabız omayı önlemek için, sebze çorbaları ve
yemekleri, mercimek, ıspanak, salata, balık ve çavdar ekmeği yemek çok
faydalıdır. Ayrıca erik reçeli, bal, üzüm, kayısı veya elma yemek; bol
su veya şerbet içmek de yararlıdır. Müzmin kabızlıktan şikayet
edenlerin de; fazla et, yumurta, peynir, beyaz ekmek, muz gibi
yiyecekleri azaltmaları, kahve çay ve sigarayı en az miktara
indirmeleri, alkolü bırakmaları gerekir. Kabızlığı gideren ilaçların
fazla miktarda ve uzun süre kullanılması kötü sonuçlar doğurabilir. Bu
nedenle ilaçları kullanırken tavsiye edilen miktarları aşmamak gerekir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
AIDS
2/8/2006 · Kategori: saglik
MÜMİN SEKMAN''ın yazdığı "Türk Usulü Başarı" aldı kitaptan bir alıntı....
Yıllar önce Uğur Dündar''ın Arena ekibiyle "AIDS hastası olduğunu söyleyen bir hayat kadını karşısındaki Türk erkeğinin duruşunu" tespit etmeye karar verir.
Arena programının en "çekici" muhabiri "hayat kadını" kılığına girerek otoyol kenarında müşteri beklemeye başlar. Gizli kamera ve mikrofonlardan herşey kaydedilmektedir. Muhabir "tarifeyi" soran erkeklere "Aids''li" olduğunu söyleyip, oldukça iyi miktarda para istemektedir.
Sonuç: teklifte bulunan erkeklerin %90''ı onun Aids''li olduğunu bilmelerine rağmen umursamayarak ilişkiye girmek istemiştir. İşte bu kişilerin Aids''li olduğunu söyleyen hayat kadınına verdiği cevaplardan bazıları (kelimesi kelimesine) :
- "Atın ölümü arpadan olsun!"
- "Başka Aids''li kadınlarla da yattım bişey olmadı!"
- "Senin için göze alırım!"
- "Bir çaresini bulurum, benim babam doktor!"
- "Bir şey olmaz ben de Aids''liyim!"
- "Ölüm Allah''ın emri.Az ilerde kaza yapıp ölmeyeceğimi kim garanti edebilir ki!"
- "Olsun be senin için göze alırım!"
- "Hiç problem değil, okunduk daha önce!"
- "Eşeğin ölümü arpadan olsun!"
- "Bana bir şey olmaz ablacım!"
ARKADASLAR BEN HAYRET EDIYORUM,AGZIM ACIK KALDI,DIYECEK BIRSEY BULAMIYORUM....
VAY HALIMIZE......
Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!
öylen uykusunun faydalari
31/7/2006 · Kategori: saglik
Öğle uykusu ömre ömür katıyor
Kişinin 24 saat içerisinde uykuya yatkın olduğu dönemlerden biri de öğle uykusu saatleridir. Öğle uykusu, en az gece uykusu kadar insan vücuduna yarar sağlar. Gece yeteri kadar uyumuş, gündüz de öğle uykusu uyuyan bir kişinin vücudu tazelenir, performansı artar, düşünme ve problem çözme yeteneği hız kazanır.
Gün içerisinde iki kez vücut ısısı düşer. Birisi sabaha karşı 03.00 sıralarında, diğeri ise öğleden sonra 14.00- 15.00 saatleri arasında olur. İnsanların öğle yemeğinin ağırlığına bağladığı bu rehavet dönemi, aslında vücudun uykuya en meyilli olduğu saat dilimidir. Bu saat aralıkları uykunun en kaliteli olduğu zamandır. Kaliteli uyku, insan vücuduna uzun süre uyumaktan çok daha fayda sağlar.
Genetik faktörlerin uyku üzerinde büyük etkisi bulunur. Kimi insan 13-14 saat uyusa da uykusunu alamaz, kimi ise 4- 5 saatlik bir uykuyla günü zinde geçirebilir. Aynı şekilde uykuya dalma ve uyanma saatleri de genetik faktörlerden etkilenir. Bazıları geç saatte yatıp geç kalkmayı, bazıları da erken yatıp erken kalkmayı sever.
İmkanı olan herkesin öğle uykusuna yatması önerilir. Ancak özellikle çocukların öğle saatlerinde mutlaka uyumaları gerekir. Çocukluk çağında öğle saatlerinde alınan kaliteli uyku, beyin ve vücut gelişimi için büyük önem taşır. Burnu tıkalı olan çocuklar uykularını tam olarak alamadıkları için, vücutları tam gelişemeyebilir.
Çocuklar yaklaşık 1-2 saat öğle uykusuna ihtiyaç duyar. Erişkinler içinse 15-20 dakika yeter. Ancak bazı insanlar geceleri dahi uyuyamaz. Bu tip insanlara öğle uykusu kesinlikle tavsiye edilmez. Çünkü gündüz saatlerinde kısa bir süre dahi uyusalar, gece uyumaları çok daha zorlaşır.
Pek çok Akdeniz ve Güney Amerika ülkesinde saat 14.00- 16.00 arasında ‘siesta’ uygulaması yapılır. Siesta, sıcak ülkeler için çok doğru bir uygulamadır. Öyle ki, öğle saatlerinde kişilerin yaşadığı yorgunluğu engellemek için, kısa süre de olsa uykuya ihtiyaçları olur. Bu uyku, kişilerin uyuşuk bir şekilde çalışacaklarına, uykularını almış dinç bir şekilde çalışmalarına ve çok daha verimli olmalarına neden olur.
Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Yorum yaz!
