PARİS AKŞAMLARI

3/10/2006 · Kategori: siirler

 

Bu şiir,2.Dünya Savaşı’nda sürgün edilen,savaş zamanında
Paris’te kalıp çok fakir bir hayat süren ve cesedi Sen nehri
kıyısında bulunan bir Kırım Türkünün üzerinden çıkmıştır



“Bu kent her şeyiyle bana yabancı

Caddeler, binalar, bütün insanlar...

Öyle hasretim ki ezan sesine

Ararım çevremde minare, cami

Lakin takılırım çan kulesine

Her semtin muhteşem kilisesine

Yad el elemleri sarar içimi


Uzaklarda yurdum! Burdan çok uzak

Her mevsimi güneşli, masmavi göklü

Camili, kubbeli, kümbetli, köşklü

Ozanlı, garipli, kervansaraylı

Hele insanları: Alpli, Giraylı

Yok haber onlardan, baba evinden

Bu yüzdendir halim, kopuk bir yaprak

Herşey benden çok uzakta! Çok uzak


Gözlerim daima engine dalar

İsterim ki her an, ana yurdumda

Dağları dumanlı yaşlı Kırım’da

Duvarında mavzer ve Kur’an olan

Ata ocağında, bizim konakta

Bir bakır sinili sofra başında

İftar beklenilsin, dua edilsin

Ve sessiz sedasız yemek yenilsin

Sonra şadırvanda abdest alınıp

Hep birlikte teravihe gidilsin


Uyansam her sabah ezan sesiyle

Görsem Ayşeciği su testisiyle

Ninemi yaşmaklı, namaz kılarken

Dinlesem dedemi, Kur’an okurken

Başımı huşuyla yastığa koysam

Sonra toparlanıp yola koyulsam

Yahut günün şavkı vururken camdan

Heybetli sesiyle çağırsa babam

Anam da, kalk yavrum, aslanım dese

Tutup elleriyle omuzlarımdan

O müşvik haliyle sarılsa, öpse



Semaver kaynarken ocak başında

Dünya Türklüğünden, Türk tarihinden

Bozkurt’tan, Turan’dan söz etse dedem

Sonra Türklük için etse de niyaz

Gözlerinden akan yaşını görsem



Evet! Yurdum burdan çok uzak,

Bir ferahlık yahut bir şevk umarak

Düşerim yollara akşam üstleri

Hep böyle çaresiz, yollardan beri

Her zamanki gibi yorgun ve bitkin

Artırıp yükünü hasta kalbimin

Her an heyecanı gözlerimde yaş

Görmek ümidiyle bir Türk, bir dildaş

Dolaşırım Paris caddelerini

Yorgun akan Sen’i, köprülerini



Bir Karakış vakti, Sen kıyısında

Kafamın içinde Türklük ülküsü

Ruhumu kavuran yurt hasretiyle

Böyle göçeceğim ebediyete

Donmuş cesedimi bulup çöpçüler

Defnedilmek üzere götürecekler

Kimim ben, neyim, ne bilecekler...!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (9) Yorum yaz!Arkadaşına Gönder!

9 yorum yazılmıştır

Yazan:cakan-murat@hotmail.com | Tarih: 2006-11-25 17:27:44
Konu: kırım TÜRKÜ

okudum süper nerden buldun bilmiyorum ama çok hoşuma gitti bu tür yazılar varsa mail atarsan bana çoksevinirim.çünkü bidaha bu sayfayı bulabileceğimi düşünmüorum..

Bağlantı » »

Yazan:kırım TÜRKÜ | Tarih: 2006-11-25 17:27:16
Konu: cakan-murat@hotmail.com

kırım türkünün vatan hasretiyle yazdıklarını okudum bana yollarmısın bunu ve bunun gibi yazılar varsa yollarsan eger çok sevinirim.süperdi gerçekten

Bağlantı » »

Yazan:nisan20 | Tarih: 2006-11-25 16:48:12
Konu: slm

aaa sok oldum dedim bayadir girmedim askimin bloguna bi tikladim degisik bi sayfa cikti karsima dogrumu geldim diye tekrar baktim askim ya ama cok güzel olmus bende degistirmek istiyorum hep ayni sey bunaliyo insan dimi....ama vakit yok ....güle güle kullan canim ...bir gün benim blogumuda bi gözden gecir ne olursun...

Bağlantı » »

Yazan:sevgicicegii | Tarih: 2006-11-08 21:09:35
Konu: Değiş Tokuş


Şu şairler ne garip insanlar
Durup durup sevdiklerini anlatıyorlar satırlara
Alev alev yanan gözlerinden,
Kor dudaklarından bahsediyorlar hep,
Birkaç mısra ile tarif ediyorlar sevgilerini
Olur mu ya!
Böyle sevgi olur mu hiç.

Ben de garip olmak istiyorum bazen
Birkaç kelime karalıyorum kağıdıma
Ama nedense olmuyor.
Bir türlü seni tarif edemiyorum ona,
Sendeki karmaşayı anlatamıyorum.
Kendim bile bilmiyorum nasıl anlatabilirimki.

Kelimeler yetmiyor;
Bir avuç çamur alıp şekil veriyorum,
Seni anlatsın diye.
Çamurlar ellerime yapışıyor hep
Sonsuzluk oluyor, zaman oluyor, hayal oluyor da
Bir türlü sen olmuyorsun...

Seni hayal ediyorum geceleri;
Seni düşündüğüm gündüzlerden sonra.
Tamam sana gülmek yakışıyor ama
Hep beni ağlatmak niye?
Olur mu ya!
İnsan sevdiğini üzer mi hiç?

Ellerin giriyor koynuma sabaha karşı
Her yanımı sen sarıyorsun sımsıcak.
Nefesin sarıyor, tenin sarıyor
Ve seninle birlikte tekrar uykuya dalıyorum.
Ne kadar sürecek bu karmaşa;
Nereye kadar?
Yeter artık seni anlattığım
Biraz da sen anlat beni gökyüzüne
Biraz da sen konuş yağmur damlalarıyla
Ne olur biraz da sen ağla yokluğuma
Bende ağlayacak hal kalmadı.

Derya Deniz



Bağlantı » »

Yazan:rastgele66 | Tarih: 2006-10-22 14:31:25
Konu: bayram

arkadaşım, güzel bir şiirdi.
ailenizle birlikte sağlık, mutluluk ve huzur dolu nice bayramlara.

Bağlantı » »

Yazan:arzumeyp | Tarih: 2006-10-09 21:12:36
Konu: niye şiirin bu kadar uzun ve aralıklı

Her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla
Uçak örneğin, uçurtma mesela
Altına konabilir bir ayağı kısa olduğu için
Sallanan bir masanın
Veya şiir yazılabilir süresi ötekilerden kısa bir ömür üzerine
Bir beyaz kağıda her şey yazılabilir, senin dışında
Güzelliğine benzetme bulmak zor
Sen iyisi mi sana benzemeye çalışan her şeyden
Bir gülden, bir ilk, bir sonbahardan sor
Belki tabiattadır çaresi senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
Ve benim bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
Anlarım bitkiden falan ama anlatamam
Toprağın güneşle konuşmasını
Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

Sen bana ışık ver bende filiz çok
Köklerim içimde gizlidir
Gelen, giden,açan, solan, bere, budak yok
Bir şiir istersin içinde benzetmeler olan
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar güzel bişey yok

Uzun bir yoldan gelen tedariksiz katıksız bir yolcuyum
Yaralı yarasız sevdalardan geçtim
Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
Her şeyi anlattım olan, olmayan, acıtan, sancıtan
Bilsem ki sana varmak içindi
Bütün mola sancıları, bütün stabilize arkadaşlıklar
Daha hızlı koşardım, sever adım gelirdim
Gözlerinin mercan maviliğine
Sana bakmak suya bakmaktır
Sana bakmak bir mucizeyi anlamaktır
Sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
Aşk sorgusunda şahanem, yalnız kelepçeler sanıktır
Ne yazsam olmuyor çünkü bilenler hatırlar
Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
Bahçıvanlar değil tüccarlardır
Sen öyle göz, sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
Sen teninde cennet kayganlığıyken
Sana şiir yazmak, ahmaklıktır

Bir tek söz kalır dişlerimin arasında
Ben sana gülüm derim, gülün ömrü uzamaya başlar
Verdiğim bütün sözler sende kalsın isterim
Ben sana gülüm derim
Gül, sana benzediği için ölümsüz
Yazdığım bütün şiirler
Sana başlayan bir kitap için önsöz

Sana bakmak, bir beyaz kağıda bakmaktır
Her şey olmaya hazır
Sana bakmak suya bakmaktır
Gördüğün suretten utanmak
Sana bakmak bütün rastlantıları reddedip
Bir mucizeyi anlamaktır
Sana bakmak Allah?a inanmaktır

Yılmaz ERDOĞAN

Bağlantı » »

Yazan:dungeon | Tarih: 2006-10-08 18:23:13
Konu: selam..

güzel şiirmiş..

Bağlantı » »

Yazan:isimsiz | Tarih: 2006-10-04 12:59:19
Konu: slm askim

cok güzel bu siir ya ne güzel anlatmis ....
birde o zamanlar ne kadar zormus cok sükür biz yine sansliyiz eskilere göre....
ama gurbet yine gurbet iste................
.

Bağlantı » »

Yazan:acilarparki | Tarih: 2006-10-04 10:04:26
Konu: slm

yabancı olan benmiydim bu dünyaya
yoksa yabancı mı geliyordu bu dünya gözümü her açtığımda

Bağlantı » »

« Önceki :: Sonraki »