HAKKIN YOK
26/7/2006 · Kategori: siirler
Sevmeyi bilemedin
Sevilmeye hakkın yok
Gün sayıp beklemedin
Özlenmeye hakkın yok!
Sevdamla coşmadın ki
Dağ deniz aşmadın ki
Umutla koşmadın ki
Kavuşmaya hakkın yok!
Hakkın yok bir tek söze
Konuşmaya hakkın yok
Taştan farksız o kalbi
Taşımaya hakkın yok!
Aşk nedir bilmedin ki
Sevildin sevmedin ki
Mutluluk vermedin ki
Mutluluğa hakkın yok!
Anlarsın bir gün gelir
Bunu her seven bilir
Terkeden terkedilir
Ağlamaya hakkın yok!
Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!Arkadaşına Gönder!
4 yorum yazılmıştır
Yazan:neslinursema3 | Tarih: 2006-07-27 19:53:14Konu: tebrik
Bugün ellerini semaya,dillerini duaya, gönlünü Mevla'ya aç, bugün günahlardan olabildiğince kaç,
Dertlerimiz kum tanesi kadar küçük, sevinçlerimiz Nisan yağmuru kadar bol olsun.Duanız kabul, ameliniz makbul hizmetiniz daim olsun. Saadetiniz kaim olsun Çünkü bugün kandil,hayırlara vesile olması dilegiyle kandiliniz mübarek olsun. Selam ve dua ile
Bağlantı » »
Yazan:acilarparki | Tarih: 2006-07-27 10:39:47Konu: :)
günaydın
hiç bişeyede hakkımız yok iyimi :P
hayırlı kandiller
duaların kabul olsun
Bağlantı » »
Yazan:SPİL | Tarih: 2006-07-26 16:26:11Konu: HAKLISIN
Doğru söze ne denilirki? Öyle birisinden uzak olman dileği ile sevgiyle kalın..........
Bağlantı » »
Yazan:sevgicicegii | Tarih: 2006-07-26 12:07:37Konu: HAKETMEYİ HAKETMEK İÇİN...
Evet, Haketmeyi Haketmek için "dost" olmak, olabilmek gerek; işte bir örnek:
Dost ve dostluk dediğimiz, çokluk ruhlarımızın beraber olmasını sağlayan bir rastlantı, ya da zorunlulukla edindiğimiz ilintiler, yakınlıklardır. Benim anlattığım dostlukta ruhlar o kadar derinden uyuşmuş, karışmış kaynaşmıştır ki onları birleştiren dikişi silip süpürmüş ve artık bulamaz olmuşlardır. Onu niçin sevdiğimi bana söyletmek isterlerse bunu ancak şöyle anlatabilirim sanıyorum:
Çünkü o, o idi; ben de bendim.
Ruhlarımız o kadar sıkı bir birliktelikle yürüdü, birbirini o kadar coşkun bir sevgiyle seyretti ve en gizli yanlarına kadar birbirine öyle açıldılar ki, ben onun ruhunu benimki kadar tanımakla kalmıyor, kendimden çok ona güvenecek hale geliyordum.
Öteki sıradan dostlukları buna benzetmeye kalkışmayın: Onları, hem de en iyilerini ben de herkes kadar bilirim. O dostluklarda insanın, eli dizginde yürümesi gerekir. Aradaki bağ, güvensizliğe hiç yer vermeyecek kadar düğümlenmiş değildir. Chilon dermiş ki: «Onu (dostunuzu), bir gün kendisinden nefret edecekmiş gibi sevin; ondan, bir gün kendisini sevecekmiş gibi nefret edin.» Benim anlattığım yüksek ve yalın dostluk için hiç yerinde olmayan bu davranış, öteki dostluklara uyabilir. Bunlar için, Aristoteles'in sık sık tekrarladığı şu sözü de kullanabiliriz: «Ey dostlarım, dünyada dost yoktur...»
Onsuz yorgun ve bezgin sürüklenip gidiyorum. Tattığım zevkler bile, beni avutacak yerde ölümünün acısını daha fazla artırıyor. Biz her şeyde birbirimizin yarısı idik; şimdi ben onun payını çalar gibi oluyorum:
Onunla her şeyi paylaşmak zevkinden yoksun kalınca,hiçbir zevki tatmamaya karar verdim.
Her işte onun yarısı, ikinci yarısı olmaya o kadar alışmıştım ki şimdi artık yarım bir varlık gibiyim.
Mademki zamansız bir ölüm seni, ruhumun yarısı olan seni alıp götürdü, yeryüzünde varlığımın yarısından, en aziz parçasından yoksun yaşamakta ne anlam var? O gün ikimiz birden öldük.
Ne yapsam, ne düşünsem onun eksikliğini duyuyorum. O da benim için elbette aynı şeyi duyardı. Çünkü o, diğer bütün değerlerinde olduğu gibi dostluk duygusunda da benden kat kat üstündü.
Montaigne
Bağlantı » »