imam efendi
15/1/2008 · Kategori: fikralar
İmam Efendi, camide namaz kıldırırken, kazayla, kaçırıvermiş. Öyle bir utanmış ki, namazı falan bırakıp, hemen eve gelmiş.
-Hanım, demiş. Camide böyle, böyle oldu. Ben artık bu köyde kimsenin
yüzüne bakamam. Kalk gidiyoruz bu köyden, başka yere taşınıyoruz. Demiş
ve taşınmışlar uzaklara. Aradan 20 yıl geçmiş, hoca köyünü çok özlemiş.
Bu özlem dayanılmaz bir hal almış ve eşine;
- Hanım, kalk gidelim köyümüze 20 yıl geçti aradan unutulmuştur
nasılsa. Demiş ve düşmüşler yollara. Köye yaklaştıklarında genç bir
çoban görmüşler. Hoca;
-Hanım sen burada bekle de ben gidip şu çobana bir sorayım. Bakalım
köylüler olayı unutmuşlarmı. Eğer unutmamışlarsa geri döneriz. Demiş ve
çobanın yanına yaklaşmış.
- Selamuanleykum çoban oğlum. Sen kaç yaşındasın?
-Valla yaşımı bilmem amma İmamın camide yellendiği yıl doğmuşum.
Hoca öfkeyle hanımının yanına dönmüş;
-Kalk hanım, kalk gidelim buralardan. Bizim kıçımız tarih olmuş.
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
ALI
14/1/2008 · Kategori: fikralar
öğretmeni ali'ye dört tane kelime yaz demiş.ali eve gitmiş babası eşek
resmi çiziyomuş.babası eşek demiş ali yazmış anneside sana yağ ile
yemek pişiriyomuş. annesi sana demiş.ali bunu yazmış.abisinin yanına
gitmiş abisi tarzancılık oynuyamuş.tarzan demiş çocuk bunuda
yazmış.sonra ablası telefonla konuşuyomuş.ablası bugün olmaz yarın gel
demiş çocuk bunuda yazmış. okula gitmiş.öğretmene salak demiş. öğretmen
sen kime dedin bakim onu demiş.sana sana demiş.öğretmen sen ne
sanıyosun kendini
ne sanıyosun demiş alide tarzan demiş öğretmen sen gel bakim buraya demiş alide bu gün olmaz yarın gel demiş:)))))))))
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
TEMELE MEKTUP
15/2/2007 · Kategori: fikralar
"Sevgili oğlum Temel... Senin hızlı okuyamadığını bildiğim için mektubu yavaş yavaş yazıyorum...
Artık senin büyük şehre gittiğin sırada yaşadığımız evde yaşamıyoruz. Baban bir gazetede, "İnsanların başına genellikle evlerinin iki kilometre civarındaki bölgelerde kaza geldiğini" okumuş; o yüzden taşındık...
Sana yeni adresi veremiyorum, çünkü yeni evimizde bizden önce oturan hemşehrilerimiz, taşınınca adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp götürmüşler...
Bu evde garip bir çamaşır makinası var. Geçen gün içine dört gömlek koydum, çalıştırmak için duvardaki zinciri çektiğimden beri bir daha gömlekleri göremedim.
Geçen hafta sadece iki kez yağmur yağdı. İlki üç gün, ikincisi ise dört gün sürdü...
Benden istediğin yeleği postaya verdim. Ancak, halan 'o koca düğmelerle paket çok ağır olur' deyince düğmeleri kopartıp yeleğin cebine koyduk. Orada bulabilirsin...
Not: Sana biraz da para gönderecektim, ama zarfı bir kere yapıştırmış bulundum... Sevgiler... Annen"
Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!
KARNE
15/2/2007 · Kategori: fikralar
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
Bogaz köprüsü
19/12/2006 · Kategori: fikralar
Ücüncü Boğaz Köprüsü'nü Japon, Amerikan ve Türkler'den oluşan bir konsorsiyum almış. Tam açılışın yapılacağı sırada kurdela kesilirken köprü büyük bir gürültüyle yıkılmıs. Japon; 'gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarım' diyerek harakiri yapmış.
Amerikalı; 'gitti çeliklerim, tonlarca çelik yıkıldı' diyerek tabancasını çekip intihar etmiş.
Tüm bunlari izleyen Türk müteahhit de derin bir 'Oh!' çekerek yanındakilere dönmüş: '
'İyi ki çimento koymamışım, yoksa bunlar gibi mahvolurdum'...'
Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!
uyanik söför
23/9/2006 · Kategori: fikralar
Adam trafikte 'alçaktan uçarak' giderken polise yakalanır... kenara çeker arabadan iner:
- Buyrun Memur Bey!
- Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım, ehliyetiniz lütfen?
- Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular Memur Bey.
- Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?
- Araba benim diil Memur Bey çaldım ben bu arabayı.
- Anlamadım nasıl yani, siz bu arabayı çaldınız, öyle mi???
- Evet Memur Bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olucaktı, silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba....
Polis iyice şaşırır:
- Torpido gözünde silah mı var?!?!?!!?!?!?
- Evet Memur Bey, bu arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahı da torpido gözüne koydum...
- Bİ DE BAGAJDA CESET Mİ VAR?!?!?!!?!?!?!?!?!?!
- Evet Memur Bey...
Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar.... Ekipler amiri adamın ehliyetini ister, adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli temiz hiçbir anormallik yok.. Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkartır ruhsatı da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada da silah falan yok... Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagajı açar orada da ne ceset ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri 'Çok garip' der....
'Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait olduğunu söylemişsiniz, kadını öldürüp cesedi bagaja, silahı da torpido gözüne koymuşsunuz...'
Adam güler:
'İnanamıyorum... O şimdi benim için 'aşırı hızlı gidiyordu' da demiştir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!
IS GÖRÜSMESI
2/8/2006 · Kategori: fikralar
Bir matematikçi, bir muhasebeci ve bir ekonomist aynı işe baş vururlar.
Görüşmeci matematikçiye sorar:
“İki kere iki kaç eder?".
Matematikçi cevap verir:
"Dört!".
Görüşmeci sorar:
"Kesin dört mü?
Matematikçi kendinden emin cevaplar:
"Evet, kesin dört!"
Matematikçi çıkar ve ekonomist odaya girer.
Bu sefer görüşmeci aynı soruyu ekonomiste yöneltir.
Ekonomist yanıtlar:
"Ortalama dört eder, yüzde 10 aşağıya veya yukarı oynayabilir, ama
ortalama dört eder!".
Ekonomist de çıkar, muhasebeci odaya girer, aynı soru ona da sorulur.
Muhasebeci ayağa kalkar, kapıyı kilitler, panjurları indirir ve görüşmeciye
yaklaşarak sorar:
"Kaç etsin istersiniz?"
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
parasutcu
7/7/2006 · Kategori: fikralar
Adamın biri paraşüt almak için bir dükkana girer ve satıcıyla konuşmaya başlar: "Efendim, paraşüt açılmazsa ne olacak?" Satıcı: "Olur mu beyefendi yedeği var onu açarsınız" Müşteri: "Peki ya o da açılmazsa?" Satıcı: "Ürünlerimiz garantilidir, getirin değiştiririz"
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
IMAM HAVA KACIRIRSA
1/7/2006 · Kategori: fikralar
Bir köyün imami ögle namazini köylüye kildiriyor tam secdeye giderken imam hava kaciriyor..
Tabii bunu bütün köylü duyuyor. İmam bu olayi kendine yediremiyor, köyden ayrilma karari aliyor ve köyden ayriliyor. Aradan 15 sene geçiyor, köyünü özlüyor ve geri dönüyor.
Köyün girisinde 18 yaslarinda bir çocukla karsilasiyor :
-"Sen kimlerdensin?", diyor, cocuk söylüyor.
İmam :
-"Peki sen kaç yasindasin?" diye soruyor.
Genç çocuk :
-"Valla pek emin degilim ama imam hava kacirdiginda 3 yasindaymisim"
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
özür dilerim
9/6/2006 · Kategori: fikralar
Temel yolda yürürken, yerde eski püskü bir lamba görür ve bir tekme sallar, lamba 10 metre ileri yuvarlanir.
Birdenbire lambanin içinden devasa bir cin çikar ve bütün heybetiyle Temel' e sorar :
- Dile benden ne dilersen !
Temel cevap verir :
- Özür dilerim...
Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!
« Önceki ::